DJ dediğinizde çoğu insanın aklına şarkıları birbiri ardına çalan, bazen kulağa kulaklık tutup geçişleri ayarlayan biri geliyor. Bu doğru — ama eksik. Çünkü DJ kültürünün içinde, plağı adeta bir enstrüman gibi kullanan, ellerinin hareketleriyle hiç duyulmamış sesler yaratan ve bunu bir form olarak icra eden bir sanat dalı var: turntablism.
“Turntablist” dediğimizde, sadece şarkı çalan değil — turntable’ı bir müzisyen gibi kullanan birinden söz ediyoruz.
Bu yazı, turntablism’i hiç duymamış olanlara “ne bu?” sorusunu yanıtlamak için; biraz aşina olanlara ise bu dünyanın ne kadar derin olduğunu göstermek için yazıldı.
En sade tanımıyla turntablism, pikap (turntable) üzerindeki vinil plakları elle manipüle ederek yeni sesler, ritimler ve müzikal ifadeler üretme sanatıdır.
Sıradan DJ’lik, iki plağı birbirine geçirmek ve müziği akıcı biçimde sürdürmek üzerine kurulu. Turntablism ise tamamen farklı bir yaklaşım: plak geriye doğru çekilir, ileri itilir, crossfader hızla açılıp kapanır, plak el hareketiyle yavaşlatılır ya da durdurulur. Bütün bunlar kasıtlı, ritmik ve müzikal olarak yapıldığında ortaya “scratch” sesi çıkar — ve bu ses, dünya müzik tarihinin en özgün tınılarından biri haline gelmiştir.
Turntablist için pikap artık sadece bir çalma aracı değil, bir enstrümandır. Tıpkı gitar ya da piyano gibi.
Her büyük buluş gibi, scratching de büyük ihtimalle bir kazayla başladı.
1970’lerin Bronx’unda, hip hop kültürünün filizlendiği o efsanevi evin partilerinde, Grand Wizzard Theodore adlı genç bir DJ masasında çalışırken annesi bağırdı ve müziği durdurmak için plağa eliyle tuttu. Plak durdu, hareket etti, o garip ses çıktı. Ve Theodore’un aklında bir şimşek çaktı.
Kazayla keşfedilen bu ses, yıllarca deneme yanılmayla gelişti. DJ Kool Herc ritim kesimlerini (breakbeat) keşfetti. Grandmaster Flash tekniği ilerletti. Afrika Bambaataa kültürel bir zemin oluşturdu. Ve 1980’lere gelindiğinde hip hop kültürünün dört temel direğinden biri DJ’lik — yani turntablism’in erken hali — olmuştu.
1984’te Herbie Hancock, Grammy ödüllü “Rockit” şarkısında DJ GrandMixer DXT’nin scratch performansını dünyaya sundu. Bir turntablist, Grammys sahnesindeydi. Bu, turntablism’in mainstream müziğe ilk büyük girişiydi.
1995’te DJ Babu, “turntablist” kelimesini bizzat tanımladı: “Biri piyano çalıyorsa ona piyanist deriz, biri gitar çalıyorsa gitarist. Biz de turntablist olabiliriz.” Bu tanım, salt plak çalan DJ ile turntable’ı enstrüman olarak kullanan DJ arasındaki çizgiyi netti.
Turntablism dünyasına girmek için önce bu tekniklerin ne anlama geldiğini anlamak gerekiyor.
En temel teknik. Plak ileri-geri hareket ettirilirken crossfader sabit kalır. “Wik-a wik-a” sesi budur — scratching’in en tanıdık sesi. Başlangıç için ilk öğrenilen teknik her zaman baby scratch’tir.
Plağı sadece ileri ya da sadece geri harekete odaklanan, tek yönlü scratch teknikleri. Crossfader bu hareketlerle eş zamanlı kullanılarak farklı ritimler ve renkler üretilir.
Çok daha ileri düzey bir teknik. Crossfader, plak hareket ederken belirli noktalarda hızla açılıp kapanır. Ortaya çıkan ses, keskin ve perkusif bir karakter kazanır. DJ Qbert ve DJ Flare bu tekniği geliştirip mükemmelleştiren isimler arasında.
Yine crossfader merkezli bir teknik. Plak sabit ya da yavaş hareket ederken crossfader çok hızlı açılıp kapanır. “Çok sesli” bir efekt üretir — sanki birden fazla ses katmanı üst üste geliyormuş gibi.
İki farklı plakla yapılan ve sadece scratching değil, ritimleri yeniden kurgulayan bir teknik. İki pikap üzerindeki iki plak aynı anda ya da sırayla kullanılır; breakbeat’ler kesilir, döngüye sokulur, birbirine geçirilir. Sonuç, hiç o şekilde yapılmamış bir ritim — canlı, anlık, özgün.
Turntable’ı davul gibi kullanmak. Scratching teknikleri belirli ritim kalıpları üretecek şekilde uygulanır. Ortaya, davulun çıkaramayacağı elektronik-organik bir ritim çıkar.
Bu soruyu kökten netleştirmek gerekiyor çünkü ikisi sık sık karıştırılıyor.
DJ şarkıları seçer, tempo eşleştirir, geçişleri yönetir ve dinleyiciyi bir yolculuğa çıkarır. Bu başlı başına bir sanat — ama turntablism ile doğrudan aynı şey değil.
Turntablist ise plağı bir ses kaynağı olarak değil, bir enstrüman olarak kullanır. Elinin hareketleri, crossfader’ın ritmi ve plağın dönüşü birleşince ortaya hiç var olmamış bir ses çıkar. Bu, gerçek zamanlı bir yaratım.
Bir DJ setin içinde turntablism yapabilir. Bir turntablist ise her zaman DJ sayılır. Ama her DJ, turntablist değildir.
Bu ayrımı en güzel biçimde DJ Babu özetlemiş: “DJ’lik yaparken DJ’sinizdir. Turntablist olduğunuzda ise müzisyenlerle birlikte çalıyorsunuzdur — müzisyen olarak.”
Bu sanatı anlamak için temel ekipmanı da tanımak gerekiyor.
Direct-drive pikap (turntable): Turntablism için şart. Kayış (belt) sürücülü pikaplar, scratching ve geri döndürme hareketlerine dayanıklı değil — kayış yıpranır ya da kopar. Direct-drive pikapta motor doğrudan tablayı döndürür ve bu yapı, durdurma, yavaşlatma ve geri çevirme işlemlerine dayanıklı. Technics SL-1200 serisi, turntablism dünyasının efsane ekipmanı olarak tarihe geçmiş.
DJ mixer / crossfader: İki pikap arasında geçişi sağlayan mikser ve üzerindeki crossfader, turntablism’in kalbi. Crossfader’ın hassasiyeti, hızı ve sertliği scratching tekniklerini doğrudan etkiliyor. Scratch için optimize edilmiş crossfader’lar, normal DJ mikserlerdekinden çok daha keskin ve hızlı açılıp kapanabiliyor.
Vinil plak (scratch record): Turntablistler genellikle özel “scratch plaklar” kullanır — üzerinde ses efektleri, belirli sesler ya da boş oluklar (blank grooves) bulunan, scratching için optimize edilmiş vinil.
Slipmat: Pikapta plağın altına yerleştirilen ve plağın tabladan bağımsız hareket etmesini sağlayan mat. Keçe ya da plastik olmak üzere farklı malzemeler var — turntablistler için sürtünme ve kayma özelliği kritik.
Bu soru, turntablism topluluğunda epey tartışılıyor. Ve cevap hem evet hem hayır.
Serato, Traktor gibi vinil emülasyon yazılımları, dijital müziği turntable üzerinde analog hissiyatla kontrol etmeyi mümkün kılıyor. Yani turntablist, fiziksel plak olmasa da pikap ve crossfader’ını bir enstrüman gibi kullanmaya devam edebiliyor. Bu, turntablism tekniklerini dijital dünyaya taşıdı.
Öte yandan eleştiriler de var: Ableton, controller’lar ve otomatik beat matching teknolojisi yaygınlaştıkça, derin beceri gerektiren turntablism giderek niş bir alana çekiliyor. Ana akım DJ sahnesinde scratching, zaman zaman bir “gösteri numarası” olarak görülüyor — gerçek bir müzikal ifade biçimi olarak değil.
Ama turntablism topluluğu içinde durum bambaşka. DMC World DJ Championships, Red Bull 3Style gibi uluslararası yarışmalar hâlâ canlı, katılımcı sayısı hâlâ yüksek ve yeni nesil turntablistler tekniği çok daha ileri noktalara taşıyor. 17 yaşında DMC şampiyonu olan gençler, bu sanatın öldüğünü değil, evrildiğini gösteriyor.
Doğru tespit şu: turntablism kitlesel değil, ama derin. Herkesin yapabileceği bir şey olmadığı için değerli. Herkes Ableton açabilir; ama gerçek anlamda scratch yapabilen, beat juggling’i ritmik hassasiyetle icra edebilen birini bulmak başka.
Bu soruyu soran herkese önce şunu söylemek gerekiyor: sabır, bu sanatın birinci şartı.
Scratching, görsel olarak basit görünür. Ama o basit görünen hareketi ritmik, müzikal ve kontrollü biçimde yapabilmek, çok sayıda kas hafızası katmanı gerektiriyor. El bileği hareketi, crossfader kontrolü ve kulak eğitimi aynı anda gelişmek zorunda.
Başlangıç için pratik öneriler:
Baby scratch ile başlayın. Bu tekniği hem doğal hem ritmik hissedene kadar tekrarlayın. Metronom kullanın — çünkü turntablism özünde ritmik bir sanat.
Crossfader’ı ayrı çalışın. Sadece crossfader’ı açıp kapatma egzersizleri, ilerideki tekniklerin temelini oluşturuyor.
Kulağınızı geliştirin. Hangi scratching hareketinin hangi sesi ürettiğini duyabilmek, tekniğinizi geliştirmenin en hızlı yolu. Ekranda değil, kulaklıkta yaşayın.
İzleyin. DJ Qbert, DJ Craze, DJ Jazzy Jeff, DJ Scratch Bastid gibi isimlerin performanslarını hem eğlence için hem eğitim için izleyin. Her el hareketi bir ders.
Musichool’un DJ kurslarına göz atarak canlı performans ve DJ becerilerini online ortamda öğrenmeye başlayabilirsiniz. Scratching ve turntablism teknikleri, doğru rehberlikle çok daha hızlı ve doğru bir şekilde öğreniliyor.
Pek çok insan turntablism’i teorisiz, kulaktan öğrenilen bir sanat olarak görüyor. Kısmen doğru — ama kısmen yanış.
Gelişmiş bir turntablist, ritim değerlerini, vuruş yapısını ve müzikal zamanlamayı derinlemesine içselleştirmiş biri. Beat juggling yapabilmek için iki ayrı plağın ritimlerini eş zamanlı takip edebilmek gerekiyor. Bu, müzik teorisinin pratik uygulaması.
Üstelik birçok turntablist, kendi seslerini daha iyi anlayabilmek için nota okuma ya da temel müzik teorisi öğreniyor. Müzik teorisi bilgisi, hangi seslerle ne tür etkiler yaratacağını planlamayı çok kolaylaştırıyor.
Musichool platformu üzerinden DJ ve canlı performans kategorisindeki kursları inceleyebilirsiniz. Beat eşleştirme, scratching temelleri ve sahne performansı dahil pek çok konuda eğitim seçenekleri mevcut.
Tüm kurslar sayfasına göz atarak seviyenize ve hedeflerinize uygun programı bulabilir, üye olarak hemen başlayabilirsiniz. Kayıtlı içeriklere dilediğiniz zaman dönerek kendi temponuzda ilerlemek mümkün.
Turntablism, müzik tarihinin en özgün ve en az anlaşılan sanat dallarından biri. Bir plağı geriye döndürmenin “kaza” olarak görüldüğü bir dönemden, bu hareketi müzikal bir dile dönüştüren nesillere uzanan bir yolculuk.
Scratching sizi ilgilendiriyorsa — o ses sizi etkilediyse, o el hareketi sizi büyülediyse — bu dünyanın içine girmek için daha iyi bir zaman yok. Çünkü turntablism hâlâ yaşıyor, hâlâ gelişiyor ve hâlâ yeni sesler bekliyor.
Musichool’un DJ ve canlı performans kurslarına göz atarak bu yolculuğa bugün adım atabilirsiniz.
Musichool, müzik eğitimini herkes için erişilebilir kılmayı hedefleyen Türkiye’nin müzik eğitim platformudur. DJ’likten enstrümana, prodüksiyondan vokal eğitimine uzanan geniş kurs kataloğunu keşfetmek için musichool.co/tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
Başlangıç için evet, gerçek pikap ve plakla çalışmak ideal. Ama dijital vinil emülasyon sistemleri (Serato, Traktor) sayesinde dijital müziği turntable üzerinde scratching ile kontrol etmek mümkün. Bu sistemler, gerçek vinil hissiyatını büyük ölçüde yansıtıyor.
Temel scratching’i kavramak birkaç hafta içinde mümkün. Ama gerçek anlamda akıcı, müzikal ve ritmik scratching için aylar, ileri teknikler için yıllar gerekiyor. “Basit görünür, zor yapılır” — tam anlamıyla böyle bir sanat.
Technics SL-1200 serisi, turntablism dünyasında efsanevi statüde. Ama üretimi uzun süre durdu; şu an ikinci el piyasası canlı. Yeni üretim alternatifleri arasında Reloop, Rane ve Audio-Technica AT-LP modelleri popüler.
Zorunlu değil ama çok yardımcı oluyor. Özellikle beat juggling ve ritim çalışmaları için müzikal zamanlama kavramını içselleştirmiş olmak büyük avantaj sağlıyor.
Hayır. Her turntablist DJ sayılır ama her DJ turntablist değildir. DJ, seçim ve geçiş sanatı; turntablism ise enstrüman olarak pikap kullanma sanatı.
Online kaynaklar ve platformlar sayesinde evet. Musichool’un DJ kursları bu alanda iyi bir başlangıç noktası sunuyor. Uluslararası turntablism topluluğu da YouTube ve online forumlar üzerinden son derece aktif ve paylaşımcı.
Turntablism dünyasına Akawa ile adım atın! Scratch tekniklerinden Beat Juggle’a, ritim bilgisinden mekaniklere kadar her şeyi sıfırdan öğrenin ve setup’ınızı bir enstrümana dönüştürün.
Diğer öğrenciler ve eğitmenlerle bağlantı kur, sorularını sor